Usul, kuvvetli ve zayıf vuruşların belirli bir düzende sıralanmasıyla oluşan ritim kalıbıdır.
Batı müziğindeki ölçü kavramına benzer ancak usul yalnız süreyi değil vurgu düzenini de belirler. Bu ayrım usulü ayrı bir konu durumuna getirir.
Her usulün kendine özgü bir vuruş sırası ve bu sıraya verilmiş adlar bulunur. Adlar kuşaklar boyunca aktarılmıştır.
Kuvvetli vuruşa düm, zayıf vuruşa tek denir ve kalıplar bu adlarla ezberlenir. Kalıplar sesli söylenerek ezberlenir.
Usuller küçük ve büyük olarak ikiye ayrılır; halk müziğinde küçük usuller yaygındır.
Sofyan, düyek, aksak ve curcuna günlük dağarda en sık karşılaşılan usullerdir. Bu usuller türkü dağarında sıkça geçer.
Usul öğrenimi geleneksel olarak diz üzerine vurularak yapılır ve çalgısız başlatılır. Vurma alıştırması diz üzerinde yapılır.
Kabak kemanede usul bilgisi yay yönlerinin planlanmasını doğrudan etkiler. Planlama notaya işaretlenir.
Kuvvetli vuruşlar genellikle aşağı yayla, zayıf vuruşlar yukarı yayla karşılanır.
Bu düzen bozulduğunda ezgi ritmik olarak topallar ve tavır kaybolur. Topallama kayıtta belirgin duyulur.
Derslerimizde usul bilgisi vurma alıştırmalarıyla başlatılır ve dağara taşınır.